BOK’umuzu Tanıyalım, Besinlerin Oksitlenmiş Hali

Pazar, Mart 7, 2010 19:15
Kategori: İnternet

Çok eğlenceli ve bir o kadar da bilgilendirici bir belgesel izledim az önce :) Bizlere BOK demeyi utandıran zihniyet, kendinden utan :)


B.O.K.umuzu tanıyalım. Besinlerin Oksitlenmiş Kalıntısı
Yükleyen clickson. – Diğer komik videolarını izle.

GMC 2009 Maceramız ve Martenziter

Pazartesi, Mart 1, 2010 23:56

Herşey bölümümüzün kantininde bir akşamüstü otururken takımdaki arkadaşlarıma, “ya böyle böyle bir yarışma var, takım kurmak istiyorum, katılırmısınız” dememle başladı. Başvurumuzu yaptık ve eğlenceli internet sohbetleri sırasında ismimize karar verdik, “Martenziter”(İsmin çıkışına burada bahsetmiştim).  Sonrasında yarışmaya kabul edildiğimizi öğrendiğimiz maili okuduk ve sponsorumuzun kim olacağını merakla beklemeye başladık. Sponsorlar açıklandığında ufak bir hayal kırıklığı yaşamıştık, çünkü hiçbir firma bize sponsor olmamıştı. Buna rağmen motivasyonumuzu kaybetmeden tüm gerekli dökümanların çıktılarını alarak ders çalışır gibi okumaya başladık ve şirket tarihçesi elimize ulaştığında analizlerimizi başlattık.

İlk turda bir şekilde gruptan çıkmayı başardık. 5 hafta boyunca bölümümüzde görmediğimiz konuları araştırdık. Maliyet analizleri, ve finans gibi konularda sabahladığımız geceler oldu. Takım olarak hepimiz Yıldız Teknik Üniversitesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde okuyoruz ve özellikle bazı konularda ciddi anlamda bilgisizdik.

Devamını Oku »

Fotoğrafımın Hikayesini Siz Yazın – 1

Çarşamba, Şubat 24, 2010 0:14
Kategori: Fotoğraf

Uzun bir süre oldu yazamadım, fırsatım olmadı, üşendim, biraz tembellik ettim. Uzunca bir süredir de fotoğraf makinemi elime almıyordum, fotoğraf çekmeyi çok özlemişim. Bütün gün dışarıda dolaşıp, bir kare bile olsa anlamlı bir an çekebilmenin vermiş olduğu hazzı anlatamam.  Yine uzunca bir süre sonra dışarı çıkıp, makinemle ve benim için özel insanların en önemlilerinden biriyle vakit geçirdim bu haftasonu.

Bu haftasonundan bir kare’yi paylaşmak istedim. Baktığımda gördüğüm ufak ama derin bir anlam vardı, ya da ben kendim yüklüyordum o anlamı, zihnimde anlamlı kılıyordum o an’ı.

Fakat bu fotoğraf nedendir bilmiyorum, farklı bir şeyler hissetmeme sebep oldu. Fotoğrafı gören arkadaşlarımın her biri ise farklı yorumlar getirdiler, farklı anlamlar yüklediler.  Bu yüzden, aklıma ufak ama güzel olabileceğini düşündüğüm bir oyun geldi.

Gelin aşağıdaki fotoğrafın hikayesini hep beraber yazalım, gördüğünüzü, hissettiğinizi benimle ve dostlarımla paylaşın.

Devamını Oku »

Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi

Cumartesi, Ocak 23, 2010 23:20
Kategori: Gündem

Uğur Mumcu
Yine 24 Ocak geldi, aradan 17 yıl geçmiş. Henüz 5 yaşındaydım o zaman, babam üzgün ve öfkeli, arkadaşlarından kimileri ağlıyor kimileri bela okuyordu, hayal meyal hatırlıyorum o küçücük dünyamdaki insanların yaşadığı büyük sarsıntıyı. Sonra sonra, büyüdükçe o gün bu ağlanan adam kimmiş okuduk, öğrendik. 1975 yılında, daha ben doğmamışken, babam siyasi mücadele verirken, sanki kalem arkadaşlarıyla başına gelecekleri yıllar öncesinden görerek Cumhuriyet gazetesinde seslenmiş okurlarına, adına “Sesleniş” demiş, ve “Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi” diye öğütlemiş.

Ne sen, ne de senin gibi kalleşce katledilen Abdi İpekçi, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink ve daha niceleri unutuldu.

Sesleniş

Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.

Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun ışığında bitirirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini, yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. dövüldük, vurulduk, asıldık.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi…

Devamını Oku »

Mutlu Yıllar!

Perşembe, Aralık 31, 2009 20:10
Kategori: Günce

Yeni yılda, her şeyin gönlünüzce olmasını diliyorum.

Mutlu yıllar…

Sanallaşan Dünya ve İnsanoğlu’nun Evrimi Üzerine

Cumartesi, Aralık 19, 2009 1:04
Kategori: Günce, İnternet

Sanallaşıyoruz, teknolojinin gelişmesiyle,özellikle bilişim sektörünün durmaksızın attığı adımlarla birlikte gün geçtikçe hayatlarımız daha teknolojiye bağımlı hale geliyor, 0 ve 1‘lerin ekrana yansıttığı görüntülere daha fazla ihtiyaç duyar duruma buluyoruz kendimizi. Çok klişe sözleri söylüyorum belki de, farkındayım. Fakat biraz irdelediğimizde ne halde olduğumuzu göreceksiniz.

Öncelikle, bu yazının aynı zamanda teknoloji konusunda bir özeleştiri niteliği taşıdığını ve bunları benim buraya yazmamın ironik sayılabileceğini söylemem lazım.

Sizleri bilgisayar devrimiyle beraber geçirdiğimiz ve geçireceğimiz evrim yolculuğuna göz atmaya davet ediyorum. Başlarda evler, odalar büyüklüğünde dev bilgisayarlar vardı ve “kim böyle bir makineyi evinde tutmak ister ki, bilgisayarlar ev kullanımı için üretilmedi” demişti, ilk bilgisayarın mucitler. Bu, tıpkı Amerikan Patent Dairesi başkanının, 19. yüzyıl ortalarında “icat edilebilecek herşey icat edildi” demesi gibi yüzyılın gaflarından biriydi. Çünkü o evler, odalar büyüklüğündeki bilgisayarlar 30 yıl içerisinde o kadar hızlı bir şekilde küçüldü ki, 1980′lerin başında evlerde yer almaya başlamıştı bile. Bu küçülme aynı zamanda gelişmeyi ve ucuzlamayı da beraberinde getirmişti ki orta halli her ailede neredeyse en az 1 bilgisayar bulunur duruma gelmiştik 2010′ yılına gireceğimiz şu zamanlarda.

Devamını Oku »

GMC 2009 İlk Tur Başladı

Çarşamba, Aralık 16, 2009 2:19
Kategori: Günce

GMC LogoBir Metalurji ve Malzeme Mühendisliği öğrencisi olarak, okulda edindiğim mesleki bilgilerin yanına koyabileceğim her bilgiyi kendim için büyük bir kazanım olarak görmekteyim. Bu yüzden öğrencilik dönemimde bir çok sosyal aktivite ve faaliyetlerde bulunmaya gayret gösteriyorum. Bunlardan biri de geçen sene ilk kez katıldığım Global Management Challenge yarışmasının Türkiye ayağıydı. Geçen sene pek başarılı olamadığımız bu yarışmaya bu sene yeni bir ekip kurarak tekrar başvurduk. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde okuyan, 4 Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Öğrencisi ( Özgür Üzden, Şevki Erinç Çelikset, Burak Sarıkaya, Fatih Denizalp ) olarak başvurduğumuz yarışmadan kısa bir süre önce kabul edildiğimize dair bir mail aldık ve büyük bir heyecan yaşadık.

Devamını Oku »

Şerefsizim Aklına Gelmişti!

Pazartesi, Aralık 14, 2009 19:32
Kategori: İnternet

Bu yazıyı, askerdeki dortum Erdem Kök’e ithafen yazıyorum.

Geçtiğimiz yaz döneminde, yine aklındaki süper bir projeyle bana gelen Erdem, zihnindekileri patır patır dökmeye başlamıştı bana;

E: Olum Özgür, adamlar avrupada yapmışlar. Aynı yöne giden araçları paylaşıyorlar. Örneğin, senin araban var, gittiğin her gün işe giderken seyrettiğin istikametin belli, yoldan geçerken de, aynı yöne giden ve daha önceden haberleştiği birini alıyor yanına, gideceği yere kadar bırakıyor. Bir internet sitesi üzerinden yapıyorlar bunu da.

Ö: Aa, hadi ya, eee ?

E: Abi, bunu İstanbul için yapabilirmiyiz, süper olur, çok tutar. Mesela adam köprüden, internet sitesi vasıtasıyla haberleştiği adamı alıcak, aynı yöne gidiyorlar nasılsa, bir yerde bırakacak.

Ö: Olum olur da, sistemi iyice kurgulamak lazım, nası yapsak? Peki güvenli mi nası oluyo bu, yatmadı lan kafama, Türkiye hazır mı sence bu sisteme…

E: Olum şöyle, böyle, şunu şurdan alıyon buraya koyuyorsun, hoppa, zort, zart…. ( Sohbetin uzaması, geyiğe sarması ve dağılması) :)

Velhasıl kelam, bu işe girişemedik, Erdem şimdi askerde, dönüşte de gemi tasarımcısı olarak çalışmaya devam edecek muhtemelen.

Bizim yapamadığımız bu sistemi Türkiye için hayata geçirmişler.

LiftShare; Sizinle aynı yöne yolculuk yapan bir başkasını bulun ve yolculuğunuzu paylaşın. Yakıttan tasarruf edin, trafiği azaltın ve çevreye katkı sağlayın.

https://www.liftshare.com/turkey/

Bu siteyi görünce de, heyecanlanarak, aklıma Yılmaz Erdoğan’ın Vizontele filmindeki efsane repliği geldi, biraz farkla; “Şerefsizim Aklına Gelmişti


Ders: Demokrasi – Ders Kodu: AB09 – Sınav Kodu: 09-12

Cumartesi, Aralık 12, 2009 16:29
Kategori: Gündem, Siyaset

Manşetler ve televizyon kanalları DTP’nin kapatılmasıyla çalkalanıyor ve gelişmeleri ilgiyle takip etmeye çalışıyorum. Bir taraftan da bundan sonra neler olabileceği konusunda öngörülerde bulunmaya çalışıyorum.

Kişisel düşüncemi merak edenler vardır, paylaşacağım; öncelikle DTP’nin PKK ile olan bağının, bu bağı koparmamaktaki ısrarının, PKK’nın silahlı eylemlerine son vermesi yönünde çağrı yapmamasının ve kimi parti mensuplarının “bölücülük” içerikli söylemlerinin kapanma konusunda yeterli olduğunu düşünüyorum. Bir taraftan da, tam açılımdan bahsederken diyalog yolunun kapanması sebebiyle büyük bir çıkmaza girildiğini ve önümüzdeki dönemde büyük sıkıntıların bizi beklediği fikri aklımdan çıkmıyor.

Bu karar sebebiyle gurur duyması gereken bir çok insan var; bilmemkaçıncı AKP hükumeti, kendinle gurur duy, açılımı eline yüzüne bulaştırdın, büyük bir aciziyet içine düşerek Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli fırsatlarından birini teperek adını bir kez daha geçmişte lanetle anılacaklar listesine ekledin. Devamını Oku »

Candan Erçetin – Kırık Kalpler Durağında

Salı, Aralık 8, 2009 23:06

Candan Erçetin’in yeni albümü “Kırık Kalpler Durağında” 16 Aralık’ta raflardaki yerini alıyor. Albümden “Kaptan Feza”nın da film şarkısı olan “Kul kurar kader gülermiş” www.kaptanfeza.com web sitesinden dinlenebilir

Daha fazlası için: www.candanfanclub.com

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes