16.07.2011 – Fareli Koyun Kavalcisi 1

Yazan: Özgür ÜZDEN

Bremen´de sevgili arkadasimiz Ersin´in ev sahipliginde gecirdigimiz geceden sonra sabah gune Turkiyeden gelmis erasmus yapan arkadaslarimizla kahvalti ve sohbet ederek basladik. Sonrasinda Bremen sokaklarinda yine ersin rehberliginde keyifli, gorsel ve kulturel acidan da cok besleyici bir tur yaptik. Bremen`e gelen her turistin yaptigi gibi biz de oncelikle bremen mizikacilarinin heykeline gittik ve esegin on ayaklarina ellerimizi surerek dilegimizi diledik. Bremen mizikacilarinin heykelinin bulundugu yerin cok ozenle secilmis oldugunu ogrendigimizde hayli sasirdik, bu hikayeyi ersin bizlerle paylasti.

Bremen Rehberimiz Ersin

Ersin ile vedalastiktan sonra bir sonraki rotamiz olan Hannover`a yola ciktik. Hannover´daki gorevimiz ´Rattenfanger von Hameln´ hikayesini ogrenerek bunu anlatan birini goruntulemekti. Sohbet ettigimiz Alman´larin bize hikayeyi anlatmalari uzerine aslinda hepimizin cok da asina oldugu bir hikayeyi dinledigimizi farkettik,Türkcesi ´Fareli Koyun Kavalcisi´.

Fareli Koyun Kavalcisi


Evvel zaman icinde, kalbur zaman disinda, Hameln denilen bir koyde bir suru Alman mutlu mesut yasarmis :) Gunun birinde koyu fareler basmis. Koyun muhtari ´her kim ki bu fareleri kovarsa, bu sorunu basimizdan def ederse onu ihya edicem, altina bogucam´…

Bir cogu ugrasmis, didinmis, olmamis becerememis farelerle basa cikmayi. Bir gun bir adam gelmis ve ben bu fareleri buradan gotururum demis. Koyun muhtari da gotur demis. Ve adam eline kavalini alarak calmaya baslamis. Kavalindan cikan o essiz melodilerle birlikte bir de bakmislar ki butun fareler saklandiklari yerlerden cikarak kavalcinin basina ususmusler. Ardindan kavalci koyden kavalina ufleye ufleye cikmis ve fareleri derenin birine dokmus. Hameln o gun butun bu farelerden kurtulmus.

Fakat fareleri yok eden kavalci, altinlarini almak icin muhtara gittiginde, muhtar ´Hadi ordan, sana verecek paramiz yok bizim, toz ol´ demis ( Tamam aynen boyle dememis olabilir ama buna benzer biseyler demistir muhtemelen :)

Buna kizan kavalci, bir gece ansizin yine kavalina uflemis ve buyukleri misil misil uyutan, cocuklari ise yataklarindan kaldiran enfes melodiler calmaya baslamis. Bu sefer fareler degil cocuklar kavalcinin pesine takilmislar. Kavalci, kavalina ufleye ufleye az gitmis, uz gitmis, bir daga varmis. Dagda bir magaradan iceri girmis, tabi arkasindaki cocuklar ile. Yine onu takip eden sakat bir cocuk, gerilerde kaldigi icin onlara yetisememis. Kavalci cocuklarla birlikte magaradan iceri girince magaranin kapisi devasa bir kaya ile kapanmis ve sakat cocuk disarda kalmis. Muzigin etkisinden cikan cocuk kan ter icinde koye giderek koyun muhtariyla ihtiyar heyetine durumu anlatmis ve bu olayin tek sahidi bu cocukmus.

O gunden bu yana o kavalciya Fareli Koyun Kavalcisi derlermis, Hameln ise fareler ile anilirmis.

Yine aldigimiz bilgiler dogrultusunda Hameln kasabasi nami diger fareli koyun kavalcisinin koyu Hannover´a bir saat kadar uzaktaydi. Madem buraya kadar gelmisiz, fareli koyun kavalcisinin koyunu gormeden geri donmeyelim dedik ve tekrar yollara dustuk. Cocuklarin kayboldugu o daga sizler icin gitmeyi cok istedik cunku tepeden bakildiginda sehrin isiklandirmalariyla bir fare goruntusunun olustugunu ogrendik. Bu manzarayi hem gormek hem gosterebilmek icin cok cabaladik ama bazi aksilikler sonucunda basaramadik.

Fakat sans eseri once tam olarak ne oldugunu anlazamadimiz bir kalabalik gorduk. Etrafimiza bakindigimizda ise cesit cesit sarap ve peynir standlari, canli muzik yapilan bir sahne, masalarda keyifle eglenen insanlar gorduk. Buranin ne oldugunu ogrenmek icin gozumuze kestirdigimiz bir grup gencin yanina gittik ve sorduk. Ingiltereden gelen bu arkadaslardan ogrendigimiz uzere iki gunluk bir sarap festivaline denk gelmistik.Ufak bir sohbetten sonra madem boyle, o zaman guzel bir sarap ile kendimizi odullendirelim dedik. Yine Ingiliz arkadaslarimizin onerisiyle portequiser isimli lezzetli bir sarap acarak gunun keyfini cikarmaya basladik.

Etrafi gozlemlerken farkettigimiz en onemli nokta, festivaldeki orta yas uzeri insan sayisinin fazlaligiydi. Turkiyede festivaller daha cok genclige yonelik hazirlanirken ya da talep genclerden gelirken burada tam tersi bir durum vardi. Elbette gencler ve yaslilar beraber egleniyorlardi fakat cogunluk orta yas uzerindeydi.

Masalarina oturdugumuz Alman cift ile sohbetimiz sirasinda projemizden bahsettik ve guzel bir sohbetin kapisini acmis olduk. Aklimda kalan en onemli noktalardan biri, Turkiyeden geldigimizi soyledimizde suratlarindaki ifadenin degismesi ve saskinliklari oldu. Onlarin gozunde bildikleri Almanya Turklerinden farkli oldugumuz tutumlarindan anlasilabiliyordu. Sohbetimizin ilerleyen dakikalarinda bu ciftin agzindan su sozleri duymak bizler icin buyuk bir keyif oldu;

  • Katildiginiz bu proje birbirimizi anlamak icin cok onemli, farkli hayatlar yasiyor olabiliriz, farkli yollarda yuruyor olabiliriz fakat her birimiz kendi yolumuzda beraber de yuruyebiliriz, mutlu bir hayat surebiliriz. Her ufak adim daha iyi bir dunyanin olusmasina yararli oluyor ve bu proje bu acidan cok yararli.

Bu guzel sozleri soyleyen cift, bizler icin Fareli Koyun Kavalcisi hikayesini de Almanca anlatti. Onlara icten bir tesekkur sunuyoruz.

Fareli Koyun Kavalcisi

Bu satirlari ise, Hameln´daki tamamen sans eseri buldugumuz, sicak bir ortamin oldugu yunan otelinden yaziyoruz. Bizlere cok buyuk bir yardimda bulundular, detayina girmeyecegiz ama Almanya´da sicak bir Turk – Yunan yakinlasmasi yasiyoruz. Bu gece ne iyi geceler, nede gut nacht diyoruz, kalinihta diyerek en guzel uyku dileklerimizi iletiyoruz…

One comment on “16.07.2011 – Fareli Koyun Kavalcisi

  1. Pingback: Almanya Güncesi – Derleme | Ozgur Blogcu - Ozgur Uzden

Bir Cevap Yazın

Get Adobe Flash player