Bir son, bir çok başlangıç. Sırada ne var ?
Perşembe, Temmuz 1, 2010 20:22“Sevgili günce, naaabeeer” diye acayip yılışıkça bir giriş yapasım var
Höst ülen dediğini duyar gibiyim, beni o kadar çok ihmal edip ne bu samimiyet desen, hakkındır, ne desen yeridir. Ama bir sor hele neden yazmadım
Hayatımda önenmli değişiklikler meydana geliyor bu aralar. Öncelikler, 5 yıllık üniversite lisans eğitimimi tamamlayarak Yıldız Teknik Üniversitesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümünden mezun oldum. Çok zorlu bir sene sonunda, alttan olan dersler, ödevler, proje ve tezler derken, alnımın akıyla okulumu uzatmadan bitirebildiğim için çok mutluyum. Aynı yolda ter döktüğüm sevgili metalurjist dostlarıma varlıkları için teşekkürü borç bilirim efendim, bana güç verdiniz.
Her başlangıcın bir sonu vardır. Bunu hep biliyordum, zihnimin bir kenarında tutuyordum ve o günü bekliyordum. Her sonun ise yeni bir başlangıç olduğu gerçeğini çoğu zaman unuttuğumu ise mezun olmam ile farkettim. Üniversite için istanbula gelmem ve yerleşmem hayatımın en büyük değişimiydi. Ufak bir şehir olan Çanakkale’den ayrılmam, kabuğumu kırmam, yeni hayatlar keşfetmem, kendimi güçlendirmem, geliştirmem anlamına geliyordu. Geçen 5 yıl boyunca kah başarılarla, kah başarısızlıklarla ama yaptığım her işten edindiğim önemli deneyimler ve dostlarla bu hedefime ulaştım.
Şimdi ise yeni bir başlangıç yaşıyorum, hayatımda yeniden büyük bir değişiklik meydana geliyor. 5 sene önce bıraktığım kente Çanakkale’ye, eve geri döndüm. Aralığa kadar bu şehirde biraz kafamı dinleyeceğim, biraz babamın işine yardım etmek suretiyle çalışacağım. Yeni hedefler belirledim kendime. Onları gerçekleştirmek yolunda uğraş vereceğim. Gerçi işler bu sefer daha zor olacak gibi gözüküyor. Alışkanlıklarımın, arkadaşlarımın, dostlarımın hemen hepsi şu anda istanbuldalar. Sağolsunlar, kimsenin hakkını yemeyeyim, çok sevdiğim insanlar buralarda elbette fakat alışkanlıkları tekrar düzenlemeye çalışmak insanın bünyesini zorluyor.
Öncelikle burada hayat İstanbula göre çok kolay. İstediğiniz her yere yürüyerek gitmeniz mümkün, ucuz ve her işinizi birkaç saat içinde halledebiliyorsunuz. Boş zamanlarınızda ne yapmak isterseniz, hemen her türlü imkanınız mevcut. Canlı müzik yapan mekanlar, disko&bar, meyhane, çay bahçeleri, sinema vs. İnsanlar ise çok daha cana yakın ve modern görüşlü.
İstanbuldayken günün 30 saat olmasını dilerdim, yetmediğinden şikayet ederdim. Buradayken ise bir gün sanki 40 saatmiş gibi geliyor, ne kadar yavaş ilerlediğini anlatamam. Bu iyi mi, kötü mü henüz çözemedim ama alışmaya çalışıyorum. Henüz evden dışarı adımımı bile atmadım, kendime çok önceden ayırdığım kafa ve beden dinlentisini gerçekleştiriyorum:)
Aralığa kadar kendime bulacağım yeni meşgaleler ile, bu yavaş geçen zamanı en dolu şekilde değerlendirmeyi istiyorum. Sonrasında ise kışla yolu açılacak ve yeni bir başlangıcın eşiğinde bulacağım kendimi. Kariyer, iş güç, hayat için 1 yıllık bir aranın bana neler getirip, neler götüreceğini henüz tahmin edemiyorum, umarım hayırlısı olur.
Eğer olur da Çanakkale’ye yolunuz düşerse, kapım sonuna kadar açık. Bana her zaman ulaşmanız çok kolay. Bekliyorum efendim
Üniversite hayatım boyunca geçirdiğim 5 seneme değer katan tüm arkadaşlarıma tekrar teşekkür ediyorum. Özgür’ün en önemli parçaları sizlersiniz.
Bunlar da ilginizi çekebilir
|
|
|
|
|