Fotoğrafımın Hikayesini Siz Yazın – 1
Çarşamba, Şubat 24, 2010 0:14Uzun bir süre oldu yazamadım, fırsatım olmadı, üşendim, biraz tembellik ettim. Uzunca bir süredir de fotoğraf makinemi elime almıyordum, fotoğraf çekmeyi çok özlemişim. Bütün gün dışarıda dolaşıp, bir kare bile olsa anlamlı bir an çekebilmenin vermiş olduğu hazzı anlatamam. Yine uzunca bir süre sonra dışarı çıkıp, makinemle ve benim için özel insanların en önemlilerinden biriyle vakit geçirdim bu haftasonu.
Bu haftasonundan bir kare’yi paylaşmak istedim. Baktığımda gördüğüm ufak ama derin bir anlam vardı, ya da ben kendim yüklüyordum o anlamı, zihnimde anlamlı kılıyordum o an’ı.
Fakat bu fotoğraf nedendir bilmiyorum, farklı bir şeyler hissetmeme sebep oldu. Fotoğrafı gören arkadaşlarımın her biri ise farklı yorumlar getirdiler, farklı anlamlar yüklediler. Bu yüzden, aklıma ufak ama güzel olabileceğini düşündüğüm bir oyun geldi.
Gelin aşağıdaki fotoğrafın hikayesini hep beraber yazalım, gördüğünüzü, hissettiğinizi benimle ve dostlarımla paylaşın.
İşte benim hikayem;
Genç sevgililer hayalleriyle deniz kokusunun ve manzarasının tadını çıkarırken, başka birisi, aynı koku ve manzarayla geçmişi anımsıyor belki de, hatta kim bilir, aynı sahilde, o gençler gibi hayaller kurup manzarayı izlemiştir belki ve o günleri düşünüyordur.
Peki ya sizin hikayeniz?
Kendi hikayenizi, kendi öykünüzü buradan yorum bırakarak paylaşmanızı bekliyorum
Bunlar da ilginizi çekebilir
|
|
|
|
|



stasia fulya says:
Şubat 24th, 2010 at 00:28
önün-gelecek, arkan-geçmiş benzeşmelerini düşünürken..Tam da o çiftin yerinden,ARKA’ma bakıp geleceği bir ihtimal göreceğimi hayal edemezdim, ettirdin..
aygulay says:
Şubat 24th, 2010 at 11:48
Bence, şu karşı duvara gidip bir otursam ,
diyo olabilir yorgunluktan:)
Ben böyle yorumladım, izin verirseniz..
canıt says:
Şubat 24th, 2010 at 12:33
kıskanmış onları, manzarayı da kapatıyorlar. o top ile ateş edip vurmayı düşünüyor. (yaşasın kötülük
)
dilay says:
Şubat 24th, 2010 at 18:17
Şimdi gitmek istesem hangi kapı bana açılır ki geçmişten?Yada hangi kırdığım kalpten özür dilersem affeder beni?Acaba onca zamana rağmen ben kendimi affedebildim mi?
Bilmiyorum,bilmek istiyor muyum ki?Şu deniz kadar her yere ulaşabilsem keşke.Atabilsem şu korkularımda kardeş olan miskinliğimi.
Hadi kaykıl ruhum kendine gel.Sen kendine gel ki aklım toparlansın.
Karışığım epeyce zamandır.Çözemediklerim hep birikmiş hep büyümüş.
Şimdi neresi benim köşem?Kırmadığım kimse kaldı mı ki?Oysa öyle değildim ben.Ne kadar iyiydik!Yoksa öyle mi sanıyordum?
Bak şu insanlara.Kaldır başınıda bir bak!Ne kadar güzeller.Ya ben öyle uzaktan bakıyorum güzelliklere.Vakit yine geçiyor.Yine akşam olacak, yine duvarların soğuk yüzüyle bir başına kalacaksın ruhum irkil artık!
İyisi mi yavaş yavaş bir yerlerden başlamak.Geç oldu belki, belki açılmayacak çaldığım kapılar, numaramı görünce meşgul tonunda sinyal verecek telefonum.Olsun hiç değilse kendimi affedebilirim belki ne kadar zor olsada.Hadi kımılda biraz hala pişmanlıklarımız bizden özür bekliyor ruhum….
=))
Anılar says:
Mart 19th, 2010 at 12:56
Rastladığım şu yazı ile bu direk aklıma gelen fotoğraf oldu bu..
http://www.ntvmsnbc.com/id/25069507/
okuyun, elinizdekilerin değerini bliin derim
Bykdrli says:
Mart 26th, 2010 at 01:22
O lafi etme halil repliğiyle bizi yerden yere vuran yeni rakı reklamının devamı nitelğindeki 2. reklam filminin başlangıc sahnesi olur bu..
ellerine saglık Üzden
KAAN says:
Nisan 16th, 2010 at 22:51
NE SÖLENEBILIRKI MANZARA VE YAZI TAM ANLMIYLA BIRBIRINI DOLDURMUŞ HISSETMEK YAŞAMAK VE ANLAMAK LAZIMMMMMMMMMM ELINE SAGLIKK YAZANINN