Hakkımda
Sen kimsin? Kendini bize tanıtırmısın?
Elbette, Ben Özgür Üzden, 22 Yaşında, Çanakkale doğma büyüme, İstanbul Pişme bir gencim.
Peki Özgür, ne işle uğraşıyorsun?
Ne iş olsa yaparım
Aslen Metalurji ve Malzeme Mühendisliği öğrenciliği yapmaktayım fakat öğrencilik hayatım boyunca çeşitli işlerde çalıştığım için böyle diyorum kendim için.
Ne tür işler bunlar?
Bakkalda kasiyerlikten, yerel gazetede muhabirliğe, anketörlükten aynı anket çalışmasının proje sorumluluğuna kadar bir çok farklı işte çalıştım. Aynı zamanda freelance web tasarımı yapmakta ve web danışmanlık hizmeti sunmaktayım.
Okul hayatın nasıl?
Vasat =) Hiçbir zaman parlak bir öğrenci olamadım malesef, zekiyim ama çalışmıyorum ( Dünyanın en klişe yalanı ).
Peki, okulu bir kenara koyalım o zaman. Bize hayatını anlatırmısın? Örneğin, bir günün nasıl geçiyor
Hangi gün olduğuna bağlı
Kesinlikle düzenli ve rutinleri olan bir yaşantım mevcut değil. O gün belki sabah uyandığımda aldığım bir mesajla dışarı çıkabilip gece yarısına kadar dışarda olabilirken başka bir gün öğlene kadar yatıp ( hafta içi ) sonra okula gidip ( ikinci öğretim ) akşam tekrar eve gelmekten de ibaret olabiliyor. Son 3 yılımı Toplum Gönüllüleri Vakfın’da çeşitli projelerde ve çalışmalarda gönüllülük yaparak geçirdim. Bu sayede bir çok şehirden bir çok insan tanıdım, onlara dokundum. Bambaşka deneyimler, dostluklar kazandım. Şimdilerde 3 senenin sonunda başka arayışların içerisindeyim, gönüllülük yaptığım Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Sorumluluk kulübünden emekliliğim geldi
Emeklilik derken?
Evet, bir nevi emeklilik. 3 senenin sonunda hem motivasyon olarak artık eskisi kadar heyecanlanmadığımı ve bu yüzden çevremdeki insanlara yeterince fayda sağlayamadığımı hem de kendime yeni birşeyler katamadığımı gördüm. Kazık çakacak değiliz herhangi bir yer değil mi
Emeklilik planların var mı peki ? Bu kadar yoğun bir dönemden sonra boşluğa düşebileceğini düşündün mü ?
Elbette düşündüm fakat henüz uzun vadeli bir plan yapmadım. Muhtemelen bölümüm üzerine bazı faaliyetlerde bulunup bazı kurslara katılırım.
Bölümünü bize biraz anlatırmısın?
Öncelikle, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği sözünü duyanların yaşadığı ilk çelişki ” hava durumu ve malzeme ne alaka “ dır. Şunu söylemem lazım, biz hava durumu sunmuyoruz
Bizim yaptığımız şey, madenden çıkan cevherden demir çelik veya demir dışı metallerin üretimine kadar olan süreçlerin incelenmesi. Bu kısım metalurji bölümü.
Malzeme bölümü ise; Cam, polimer, kompozit, seramik gibi malzemelerin yapıları, üretim prosesleri ve teknolojik kullanımlarını inceleyen bilim dalı.
Birleştirince, metalurji ve malzeme mühendisliği oluyor
Hobilerin neler ?
Son zamanlarda en büyük uğraşım fotoğraf çekmek benim için tam bir tutku halini aldı. Yanımda fotoğraf makinam olmadan dolaşamaz oldum. Bunun yanında sanırım bilgisayar ile fazla haşır neşir olmaya başladım, bunu hobi olarak sayamayacağım. Bir zamanlar dans ederdim, vakit bulamadığım için şu aralar ilgilenemiyorum ama müzik duyduğumda yerimde duramıyorum.
Ne tür yemeklerden hoşlanırsın?
Bu soru bana uygun değil, yemek ayırmam, ne bulursam yerim, o yüzden göbek aldı başını gitti zaten
Yaptığın en büyük çılgınlık nedir?
Geçtğimiz yaz, Hollanda’da katıldığım bir kişisel gelişim eğitiminde yaklaşık 20 metre yükseklikteki ağaçlar arasından halatlar vasıtasıyla, komando eğitimindeymişçesine , yürümektir sanırım. Çok heyecan verici ve zevkliydi. Korkmadım değil..
Peki biraz özel konulara girsek nasıl olur, mesela aşk hayatın nasıl ?
Güzel, tadından yenmiyor
Yaklaşık 3 yıllık düzenli ve harika bir ilişkim var.
Çok hoş, peki sence aşk nedir ?
Bu konuda dünyanın en klişe adamı olabilirim. Bence aşk mantıksızlaşmaktaktır, beyni alıp bir kenara koymaktır. Garip garip hareketler falan aşık olunca, tehlikeli ama güzel. Herkes denemeli.
Hep şimdinden konuştuk, çocukluğun nasıldı ? Nasıl bir ailen vardı ? Paylaşırmısın ?
Çocukken hep gülümseyen, sarışın, tombiş bir ufaklıkmışım. Çocukluğumdan güzel kareler var aklımda, ilk aklıma gelen babamın bana aldığı ilk bisiklet. Hatırlıyorum, o bisiklet kocaman gelirdi ve 4 tekerlekle kullanmayı öğrenmeye çalışırken düşmemden hatıra bir gamzem var
O zamanlar, o sokaklar kocamandı sanki ya da biz çok ufaktık. Şimdilerde büyüyünce küçükken olan herşey çok güzel geliyor göze.
Ailem ortadirek denen sınıftan, 20 senelik bir bakkal çocuğuyum. Annem Tekirdağ doğumlu, babam Çanakkale İntepe doğumlu. Bir de kız kardeşim var, o da İstanbulda, Anadolu Bil Meslek Yüksek Okulu – Halkla İlişkiler ve Reklamcılık öğrencisi.
Sanki bir geçmişe özlem sezdim
Evet sanırım var, nasıl olmasın. Eskiden tek derdimiz oyun oynamakken şimdilerde dersler, geçim derdi, iş derdi yani hayat derdine düşmüş durumdayız. Büyüdükçe omzumuza binen yük ağırlaşmakta ve sorumluluklarımız da büyümekte. Küçükken izlediğimiz çizgifilmler, diziler bile çok farklı, çok başka ve güzeller. Onları izlediğimde bile keşke hiç büyümeseydim der oldum
Şimdilerde herşey sanki çok daha zor, çok daha kötü ve çirkinmiş geliyor. O eskiden koşturduğum sokaklar bile.
Biz büyüdük ve kirlendi dünya diyenlerdenmisin?
Hayır, eskiden de kirliydi, sadece gözlerimiz açıldı, görür olduk bu kirleri…
Son olarak sözlemek istediğin birşeyler var mı ?
Gani Müjde’nin bir sözü var; “Gülümsemeyi Bilmeyen Dükkan Açmasın” der
Gülümsemenizi eksik etmeyin, gülümsemeye devam edin.
Eğer daha yakından tanıyıp beraber gülümseyelim diyenler varsa iletişim kısmından bana ulaşabilirsiniz, belki beraber gülümseriz şu hayata.