Seni Unutmayacağız Türkan Saylan

Çarşamba, Mayıs 20, 2009 23:22

18 Mayıs Pazartesi günü, bir cumhuriyet aydınını daha kaybettik. Saygıdeğer Prof. Dr. Türkan Saylan, savaştığı kansere yenik düştü ve aramızdan ayrıldı. Elbet bir insan ebediyete dek dünyaya çivi çakacak değildir ve bir gün bedeni toprakla buluşacaktır. Lakin, bu süreci hızlandıran “Ergenekon Davası” gibi bir süreç varsa bu gerçekten çok acıdır. İnsan olmanın gerektirdiği insanca muameleyi devlet böyle aydınlarına resmi olarak yargılanırken bile göstermiyorsa bu ülkede insan olmak ne zor iştir diye düşünmeden edemiyorum. Özellikle, Saylan’ın durumundaki bir insanı tedavisinden alıkoyacak şekilde muamele ederek gözaltına almak insani değerlere sığmıyor. En azılı suçlulara bile insana yakışır şekilde davranılması ve bu değerler ile yargılanması gerekirken, hasta yatağındaki bir insana yapılacak eziyet midir bu?

Peki ya din konusunda Saylan hakkında söylenenlere ne demeli. Türbana karşı bir duruş sergileyen Saylana çeşiti basın organlarında çıkan “türbana karşıydı ama hastayken başını kapatmak zorunda kaldı” şeklinde söylemler nedir ? Yahut “hasta hasta dediler, televizyona çıkıp demeç veriyor, ne biçim hasta bu” şeklinde ithamlara ne demeli. Yetmedi, “PKK’yı destekleyenlere burs veriyormuş” bile dendi.

Sorarım size ey insanlar; insanlığınızdan bu kadar mı çıktınız ? Sizin idealinizdeki dünya ile Saylan’ın idealindeki dünyanın bir olmaması sizleri bu kadar mı öfkelendirdi, bu kadar mı ufaldınız ? Bu ülkede Cüzzamı yok etmiş, dezavantajlı kızlarımızın okuması için kendini parçalamış, ülkenin gelmiş geçmiş en büyük tıpçılarından birine bu şekilde mi davranmak yakışır sizlere. Siz din adına, iyi bir insan olmak adına, kendinize yakıştırıyormusunuz böyle şeyleri ? Peygamberimiz size hoşgörüyü böyle mi öğretti ?

Bugün, çağdaşlık adına savaşan bir neferi kaybettik. Bunun üzüntüsünü derin bir şekilde yaşıyorum. Önceki gün Türkan Hoca’nın cenazesindeki öfkeli, tepkili ve üzüntülü kalabalığı görmek bir yandan beni sevindirirken diğer yandan üzdü. Sevindim, çünkü hala çağdaş, medeni ve uygar bir yaşam için savunduğu değerlerin ardından giden büyük bir güruh mevcut. Üzüldüm, çünkü, bu güruh nedense bu değerleri savunmak için birilerini kaybetmeyi bekliyor, geç kalıyor…

Ve merak ediyorum, Saylan’ı bu haliyle göz altına alan savcılar, turp gibi olduğum halde, neden beni hala ergenekon davası kapsamında göz altına almıyorlar. Hala bekliyorum, hadi, bir demokrasiyi ve çağdaş yaşamı destekleyen insan da benim. Sıra hala bana gelmedimi ?

Bkz: Ergenekonu Dinliyorum Gözlerim Kapalı

You might also like

Ergenekon Davası’nı Dinliyorum, Gözlerim Kapalı
Hala anlamadım şu ergenekon davasının ne menem bir şey olduğunu. İzlemekle de anlaşılmayacak...
4. Alüminyum Sempozyumu & ALUEXPO
4. Alüminyum Sempozyumu, 15-16 Ekim 2009 tarihinde İstanbul Fuar Merkezi, Yeşilköy-İstanbul'da Türkiye...
Küçük Ruh
Günün birinde küçük Ruh  Tanrıya gider ve ona heyecan içinde "Ben kim olduğumu biliyorum" der....
Hollanda Gunlugu 1
Sevgili gunluk: Su an Amsterdama 2 saat uzakliktaki Ommen`de, daha once burada bahsetmis oldugum egitimdeyim....
Kendi sitenden yorum, tepki veya trackback bırakabilirsin.

Cevap yaz

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes