Tarihe Tanıklık Etmek – 1 Mayıs 2010

Cumartesi, Mayıs 1, 2010 22:43
Kategori: Günce, Gündem

Bugün Türkiye için tarihi bir gün ve 1 Mayıs 2010 tarihi bir kenarlara not alınacak gibi duruyor. 1977 yılındaki kanlı 1 mayıs kutlamaları! üzerinden 32 yıl geçtikten sonra, sahipleri tekrar Taksim meydanına kavuştular, halk Taksim ile tekrar kucaklaştı.

Küçükken babamla 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına katılırdık. Babamın siyasi görüşü, ideolojisi bir yana bol kavgalı ve maceralı geçmiş gençlik yıllarından sonra içindeki anarşist ruhu yansıtabildiği yegane alanlardan biriydi 1 Mayıs Kutlamaları. Çanakkalede uzun bir kortej oluşturup sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanına yürürdük, Cumhuriyet Meydan’ı Çanakkale’lilerin meydanıydı, tıpkı Taksim Meydanı’nın İstanbulluların Meydanı olduğu gibi.

Lakin Cumhuriyet Meydanı hiç ellerinden alınmamıştı Çanakkale’lilerin ya da hiç yüzbinler toplanmamıştı orada, hatta yüzbinler toplanmışken, kalabalığa yaylım ateşi de açılmamış, arabalar yerlerde sürünen insanların üzerinden geçirilmemiş, canlara kıyılmamıştı. Ama babam bilirdi o acıyı, yaşardı her andığında, tıpkı işkence gören arkadaşlarını ya da gencecik yaşlarında canlarına kıyılan devrimci gençleri hatırladığı gibi.

Ben İstanbul’a geldiğimden beri ( 4 senedir ) hiçbir 1 Mayıs kutlamasına katılmamıştım, çok istemiştim ama cesaret edememiştim. Fakat bu sefer farklıydı, 32 yılın ardından sadece işçiler değil, daha demokratik, daha özgür bir ülke isteyen herkes Taksime yürüyecekti. Bu yüzden, bu tarihi günde orada olmam gerektiğini düşündüm ve Ankara’dan gelen arkadaşlarım, Kadir & Bulut ikilisiyle sabahın erken saatlerinde Şişli’deki DİSK genel merkezi önünde buluştuk.

Biraz hasret giderdikten sonra Babam ile ufak bir telefon görüşmesi yaptık, sesi iyi geliyordu, “baba, taksime yürüyoruz bugün arkadaşlarımızla” dedim, “yürüyün bakalım, keşke ben de gelebilseydim oraya, çok istiyordum ama kısmet olmadı baksana” dedi. Üzüldüm, gerçekten ne kadar çok istediğini tahmin edebiliyordum. “Dert etme be baba, ben senin için de yürürüm, bağırırım, haykırırım bugün” dedim, elimden başka bir şey gelmedi.

Bir süre sonra Disk ve Kesk kortejleriyle birlikte, Şişli’den Taksim’e doğru yürüyüşe başladık. Yürüyüşümüze başladığımız andan itibaren yaşanan coşkuyu tarif etmem çok zor. Yüzüne baktığım, göz göze geldiğim her insan ile farklı bir iletişim kurduk, başlarımızı saygıyla önümüze eğerek ve samimi bir tebessüm ile birbirlerimizi selamladık, bu mutluluğu paylaştık. Genç, yaşlı, çocuk farketmiyordu, herkes aynı heyecanı ve coşkuyu taşıyordu.

Süleyman Çelebi Zaferi Kutluyor

Bu coşku ve mutluluğun yanında, içimizde 1 Mayıs Kutlamalarında bu zamana kadar hayatını kaybedenler için duyulan bir hüzün de vardı, hatta öfke de. Fakat kimileri vardı ki, onların bu hisleri bizlerden daha derin ve yoğun yaşadıkları şüphesizdi. Bu kişiler, hayatını kaybetmiş olanların aileleri, eşi, dostu, yakınları… Onlar da oradaydılar, kaybedilenleri anmak, suçluların hesap vermesi gerektiğini haykırmak ve isimlerini yaşatmak için.

Aramızda o günlere şahitlik edenler de vardı. Polis kontrol noktalarına geldiğimizde, Kadir ile arkamızda beliren bizler gibi fotoğraf ile uğraştığı her halinden belli olan bir abimizin elinde tuttuğu fotoğraflar yüreklerimizi burktu…

Abimizin adını, sanını bilmiyoruz, önemli de değil gerçi, orada aynı amaç için bulunmamız kafiydi. Kendisinin fotoğrafını çektikten sonra selamlaşıp ayak üstü biraz sohbet ettik. Elinde tuttuğu fotoğrafların 1977, 1989 ve 1996 yıllarında, 1 Mayıs kutlamalarında şehit olan vatandaşlarımızın fotoğrafları olduğunu paylaştı bizimle, ve ekledi;

Her zaman fotoğraf çekmek önemli değildir, bazen fotoğrafın öznesi olmak lazım, bugün az fotoğraf çekip bizim özne olmamız lazım çocuklar.

Aklıma kazınan bu fotoğraflar ve kelimeler ile polis kontrolünden geçerek Taksim Meydanına Çav Bella söyleyerek girdik ve meydandaki yerlerimizi aldık, sloganlar ile, şarkılar türküler ile bayramımızı kutladık. Adeta 72 millet’ten her türlü insan oradaydı ve tüm bu farklılıklarıyla aynı sloganları atıyorlardı. İnsanların yüzlerindeki mutluluğu anlatmakta zorlanıyorum, güzel Türkçemize ve kelimelere o kadar hakim olabilseydim keşke :) Onun yerine birkaç fotoğraf paylaşmam daha kolay olacak :)

Bu coşkulu kutlama benim aslında Türkiye’nin hala nasıl bir paranoyalar silsilesinde yaşadığını tekrar düşünmeme sebep oldu. Bundan 2 sene önce, kanlı mayıs’ın 30 yıl dönümünde Taksime çıkmak isteyen sendikalar ile polislerin çatışmaları hala aklımda. 2 senede ne değişti diye düşünürken buldum kendimi, cevabını bulamadım… 2 sene önce, meydana çıkılırsa yine kötü şeyler olabilir paranoyasını yaratan devlet bugün bunun önlemini alabiliyorsa ve neredeyse hiçbir olayın olmadığı böyle bir kutlama 2 sene sonra yapılabiliyorsa, sanırım bu zaman süresince süpersonik ultra etkili mega savunma yöntemleri bulunmuş olsa gerek :) Sizin aklınıza gelen başka bir şey varsa benimle paylaşın :)

Velhasıl kelam, 150.000 kişiden fazla insan ile bu tarihi güne tanıklık etme fırsatı yakaladım ve bunun için gerçekten mutluyum, gururluyum. Onca insanın aynı sebep ile sloganlar atmasının ardından, usulca meydanı boşaltarak tekrar itiraz ettikleri o kurulu düzene dönüyorken, düşündüğüm şu sorunun cevabı ne olacak acaba; “Bu 1 Mayıs daha demokratik bir ülke için ilk adım olabilir mi?”

Bunlar da ilginizi çekebilir

Fotoğrafımın Hikayesini Siz Yazın – 1
Uzun bir süre oldu yazamadım, fırsatım olmadı, üşendim, biraz tembellik ettim. Uzunca bir süredir...
HSBC Fotoğraf Yarışması – Görmek Değer Vermektir
HSBC Bankası ve Fotoğraf evi işbirliği ile bir fotoğraf yarışması düzenleniyor. "Görmek Değer...
Bilanço
Mezuniyet sonrasında memleketim Çanakkale'ye taşınarak yeni bir dönem başlatacağımı düşünüyordum...
Tanışıp Sohbet Etmek İsteyenler İçin İnsan
Eğer arkadaş arıyorsanız, canınız sıkılıp sadece değişiklik olsun diyerek yeni biriyle tanışmak...
You can leave a response, or trackback from your own site.

4 Responses to “Tarihe Tanıklık Etmek – 1 Mayıs 2010”

  1. stasia fulya says:

    Mayıs 1st, 2010 at 23:59

    Adamım emeğine sağlık, fotoğraflar çok iyi, yazılara da diyecek birşey yok, ne hissettiysen en içten kelimelere dökmüşsün..
    Fotoğrafların birinde amcayla yeniden rastlaşınca tebessüm ettim, fotoğraf çekmek gerek ama bugünün öznesi olmak lazım diyen amca, AFSAD’dan.. Kendisini Tekel işçileri çadırında diğer fotoğrafçılarla birlikte direniş fotoğrafları sergisinde görmüştüm. Direniş boyunca çektikleri fotoğrafları ellerinde çadırların arasında yürümüşlerdi. Bu adam bence hem makinesinin hem de günün öznesi.. ;)
    http://www.facebook.com/photo.php?pid=707479&id=1627956295

  2. Özgür Üzden says:

    Mayıs 2nd, 2010 at 18:57

    Fulyacım, bu fotoğrafçı abimizin izine bir şekilde rastlamak çok sevindirdi beni, kim bilir belki yeniden karşılaşırız bir gün :)  

    Paylaştığın fotoğraf için teşekkürler :)

  3. Özgür Üzden says:

    Mayıs 2nd, 2010 at 21:46

    Ek bilgi; fotoğraftaki fotoğrafçımızın ismi Mehmet Özer ve kendisi Afsad’da belgesel fotoğrafçılığı atölyesi gerçekleştiriyor. Ayrıca kendisinin şair olduğunu öğrendim. www.mehmetozer.net adresinde de bir web sitesi var ve buradan fotoğrafları ile şiirlerine ulaşabilirsiniz.

  4. oyyla.com says:

    Mayıs 3rd, 2010 at 11:21

    Tarihe Tanıklık Etmek – 1 Mayıs 2010…

    32 Yıl sonra, 1 Mayıs’ta, 1 mayıs alanındaydık.

Leave a Reply


Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes