Türkiye’de Azınlık Olmak
28 Ağustos 2007 – 15:37
Yaşayan kütüphanede önyargıları kırmak, yıkmak istiyorduk. Bu yüzden de kitabı kapağına göre yargılama demiştik, aramızda emenimiz de vardı, kürt ve yahudimiz de. Sadece ırk temelli farklılıklar söz konusu değildi tabi, psikologdan travestiye kadar çok farklı konularda kitaplarımız vardı. Kampanya hakkında ermeni arkadaşım melis ile konuşuyorduk, laflıyorduk ki laf döndü dolaştı “Türkiye’de Ermeni Olmak” konusuna geldi. Dertleştik biraz ve bana Hrant Dink’in öldürülmesinden sonra Agos Gazetesinde çıkan bir yazıyı yolladı.
Okuyalım derim ben sonuna kadar, ötekileştirdiklerimizi biraz olsun anlayabilmek için, öteki sandıklarımızın aslında bi olduğunu görebilmek için…
Değişik bir duygudur Türkiye’de ermeni olmak…
Her ne kadar da Hrant Dink sözde suikastinin ardından binlerce kişi ; “Hepimiz Hrantız, hepimiz ermeniyiz” diye bağırsa da… Bir çok kesim, aslında “hepimiz insanız” manasına gelen bu sloganı anlamayıp, işi başka boyutlara vursa da…
Değişik bir duygudur Türkiye’de ermeni olmak… Bağırmakla da olacak bir şey değildir aslında…
Türkiye’de ermeni olmak, bilen dostlarının sana “ne olur bir topik yap da yiyelim” diyebilmesidir.
Ermeni olmak, bir işlem için devlet dairesine gidip de adını söylediğinde memurun yüzüne tuhaf tuhaf bakmasıdır, hatta “sen ermeni misin?” diye sorarken yüzüne alaycı alaycı bakmasıdır…İsminin her yerde yanlış yazılmasıdır.
Türkiye’de ermeni olmak, askerdeyken arkadaşlarının sana, ne olur bir kere kelime-i şaadet getir demesidir…Yine de kız kulesine aşık olmaktır ermeni olmak, galata kulesinden İstanbul’u seyrederken derin duygulara dalmaktır…
Türkiye’de ermeni olmak, okullarının tarih kitaplarındaki ermeni karşıtı yazıları okuyup gelip bunlar ne diye size sorduğunda çocuğunuz, verecek yanıt bulamamaktır…
Türkiye’de ermeni olmak, seni tanıyan birinin üçüncü bir şahısa senden bahsederken. “ermeni bir arkadaş” dedikten sonra “ama iyi çocuktur gerçekten” diye bahsetmesidir… Yine de balığın olduğu, rakının olduğu, midya dolmasının olduğu bir sofrada Türk Sanat Musikisi eşliğinde sevgiyle şarkılar söylemektir… Yine de bazı durumlarda bazı arkadaşlarının seni arayarak “üzülme, onlar cahil biz seni tanıyoruz seviyoruz” cümleleri karşısında duygulanmaktır …
Türkiye’de ermeni olmak…Birisi ile tanışırken ismini çekinerek söylemektir ermeni olmak, söylediğinde ise karşındakinin yüz ifadesinden, neler düşündüğünü anlamaya çalışma alışkanlığıdır… Bakanların televizyonda terörist başları için “ermeni dölü” lafını kullanırken çocuklarınızın bunları duyması halinde bunu nasıl açıklayacağını kara kara düşünmektir…
Türkiye’de ermeni olmak, Fransa’da çıkmış yasalar hakkında birilerinin özelikle gelip sana “ne düşünüyorsun?” diye sormasıdır… Ve vereceğiniz cevabın başına “sözde” kelimesini koymak zorunda oluşunuzdur… Çöpçü olamamaktır Türkiye’de ermeni olmak, devlet memuru olamamaktır… Yine de vapura bindiğinizde martılara simit atarken Türkiye’yi ne çok sevdiğinizi hatırlayışınızdır…
Türkiye’de ermeni olmak, okullarınıza yerleştirilen ve ermeni asıllı olmayan öğretmenlerinize, büyük birilerinin ; “aman ha siz bizim gözümüz kulağımızsınız ona göre…” demesidir…Türkiye’de, ilerde vali, bakan olmayı hayal eden çocuklarınıza, onları kırmadan ve durumu tam açıklamadan başka bir meslek seçmesi konusunda tavsiyelerde bulunarak caydırmaya çalışmaktır…
Çünkü …,
Türkiye’de ermeni olmak , Türk olduğunuz halde, tıpkı Almanya’daki Türklerin, polis, memur, vekil olabildiği gibi olamamaktır… Subay olamamaktır… Yine de, işkembe çorbasını içmek, Hababam Sınıfı’nı izlemek, çiğ köfteyi sevmektir ermeni olmak… Düşünebilmektir, üretebilmektir, sanatkar olmaktır… Her başka bir ülkeye göç fikri geldiğinde, burayı çok sevdiğini hatırlamaktır… Güvercin gibi ürkek olmaktır… Yine de, her sabah okulda gururla İstiklal Marşını okumak, Ne Mutlu Türküm diye bağırmaktır. Söz sahibi olamayacağı bir Türkiye’nin Mutlu Türkü olduğunu haykırmaktır…
Ne zaman bu ülkede bir Ermeni asıllı Türk, devlet memuru, subay olur işte o zaman anlarım ki beni Türk yerine koyuyorlar demektir…Bu besleme durumunu, Edip Akbayram’ın aldırma gönül türküsü ile unutmaktır… Bir yerde oturduğunda “Sarı Gelin” türküsünün ermenicesini söylediğinde birilerinin üstüne saldırmasıdır… Olsun ne yapalım deyip, türkçesini söylemektir…
Bazen de, delik bir ayakkabı ile yere uzanmaktır, fikirlerini sonsuzluğa kavuşturarak … Binlerce kişiye “Sarı Gelin” türküsünün ermenicesini öğreterek…
Sözün özü…Öyle kolay değildir Türkiye’de ermeni olmak…
Yine de güzeldir, güzel olduğu kadar da değişik…Bir aşktır Türkiye’de ermeni olmak…
“İşine gelmiyorsa çek git kardeşim…”diyenlere…
“Burası benim de ülkem”
diyebilmektir…
Etiketler: Ayrım, Azınlık, Türkiye, Yaşayan Kütüphane



Türkiye’de Azınlık Olmak” için 4 cevap
“çünkü benim ülkemde milleyetçilik ayrımcılıkla eşanlamlı”
Yazan MorSi => Ağu 28, 2007
Türkiye’de Türk Olmak
Yukarıda yazılanların %47 sinden fazlasına katılmakla beraber yazıyı okurken ben de Türkiye’de Türk olmanın zorluklarını düşündüm durdum.Saçma bir başlık demeyin ha sakın.Gerçekten zordur Türkiye’de Türk olmak ve ben Türk’üm demek.En güncel bir konuyla örnekleyeyim.Prof.Dr.Yusuf HALAÇOĞLU malumunuz bilimsel bir panelde bri çift söz etti.Anadolu’nun o zor yıllarında canını kurtarmak amacıyla bazı Ermenilerin kendilerini Alevi Kürt olarak tanımladıklarını,hatta bazı Avşar Türk boylarının kendilerini şu anda Kürtleştiklerini söyledi.Tıpkı Slavlaşmış Bulgar Türkleri yada Hun Türkleri gibi.Neler geldi başına.Ve daha da gelecekler neler kimbilir?Ama Yusuf Hoca Kürtler Ermeni asıllı demedi.Sadece tarihi belgelere dayanarak bazılarının Ermeni soyundan geldiğini söyledi.Pis Ermeniler hiç demedi.Ama ardından linç girişimi.Evet Hrant DİNK öldürüldü.Hem de kahpece arkadan vurularak.Yani hiçbir Türk’e yakışmayacak şekilde.Çünkü Türk her zaman düşmanıyla kahramanca savaşmıştır.Hiçbir zaman tuzak kurmamıştır.Ve cenazesinde “Hepimiz Ermeniyiz” slaganları atıldı.Şimdi o sloganı atanlardan bir şehit cenazesinde “Hepimiz Türk’üz” sloganını bekleme hakkımız yok mu?Sorunun esas çözüm kaynağı öncelikle insanların bir aynanın karşısına geçip “Benim hiç mi hatam yok?” sorusunu sormasındadır diye düşünüyorum.Velhasıl konunun özünün anlaşıldığını düşünerek burada kesiyorum.Ancak bu sitenin sahibi Özgür kardeşime söylediğimi buraya da yazmadan edemeyeceğim.Benim kanı benden başka,milliyeti,ırkı benden başka diye kimseyle bir derdim yok.Ama hem bu memleketin ekmeğini yiyip,suyunu içip ondan sonra da ihanet ediyorsa,değil kanı benden başka BABAMIN KANINDAN da olsa o benim DÜŞMANIMDIR.
Yazan Ahmet USTA => Ağu 28, 2007
Önce mevzunun siyasi yönünü bir yana koydum.
Sonra kendimi onların yerine koydum.
Nadir rastlanan şeyler her zaman değer kazanmıyor. Kör olmak, topal olmak, şizofren olmak, laz olmak, kürt olmak, ermeni olmak, az olmak, az bulunmak… vs. vs. Bazen bu kadar olasılık varken birine denk gelmediğime şaşıyorum.
İnsan olmaya çalışıyorum.
Hangi ailede, ülkede, ırkta, cinsiyette, vücutta… doğduğumuz ne kadar şanslı, ne kadar asil olduğumuzu mu gösteriyor?
Pencere değiştirmek lazım arada. Aslında insan olduğumuzu fark ettiğimiz ve bu olasılıklar zincirinin başka bir halkasında bulunabilme ihtimalimizi düşündüğümüz anda bunu da anlayacağız eminim.
Fenerbahçeli olmakla Galatasaraylı olmanın pratikte aynı şey olması gibi…
Yazan aBURCUbur => Ağu 29, 2007
Ahmet abi’nin yazdıklarının bir kısmına katılsam da özellikle son yazdığı cümle dikkatimi çekti. Birilerini potansyel hain gibi algılamak mümkün. Keşke bu tarz söylemler ortalarda dolaşmasa, farklılıklara farklı gözlerle bakılmasa
Yazan Özgür Üzden => Ağu 29, 2007