Üniversite & Sanayi İş Birliği ve Öğrencilerin Beklentileri

Çarşamba, Ekim 21, 2009 21:30
Kategori Gündem

Bilindiği gibi sanayi kuruluşlarının kalkınmasında, gelişmenin sürdürülebilirliği ve ar-ge faaliyetleri çok önemli rol oynamaktadır. Bu sürdürülebilirliği destekleyebilen en önemli unsurlardan biri de üniversite  & sanayi iş birliğidir. Bir çok sanayi kuruluşunda,  bu iş birliği staj alımı bazında sınırlı kalmakta. Bu durum, biz üniversite öğrencileri için kimi zaman faydalı olsa da, sanayi kuruluşları için çoğu zaman getir götür işlerinden başka herhangi faydası olmayan iş gücü eldesi anlamına geliyor. Stajların faydasını kimi zaman ile kısıtlamamın sebebi ise, gerçekten staj yapan öğrencinin mesleki ve sosyal gelişimi için uygun ortamı sağlayabilen firmaların sayısının kısıtlı olmasıdır. Aynı zamanda çoğu zaman da stajyer öğrenci, ek maliyet ve ek iş kazası riski olarak algılanmakta ve hareket alanı kısıtlanmaktadır.

Üniversite & Sanayi iş birliğinde bir diğer önemli konu ise, ortak yürütülen projelerdir. Karşılıklı fayda temelinde yürütülen bu projelerin bir çok faydasının olduğu yadsınamaz. Bu faydaları saymaya kalktığımızda karşımıza çıkan başlıcaları şöyle oluyor;

  • Üniversiteler için araştırma bütçelerinin sanayi desteği sayesinde artması
  • Öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkıda bulunulması
  • Sanayi kuruluşlarının karşılaştıkları sorunların giderilmesi
  • Ülke ekonomisine fayda

Bunlar ilk etapta aklıma gelenler. Aklıma gelmeyen ve bir arkadaşımın bu konuda benden fikir alması sonucunda merak ettiğim(iz) başka bir konu daha var. Kendisi Türkiye’nin önde gelen hızlı tüketim malları firmalarından birinde insan kaynakları uzmanı olarak çalışıyor ve üniversitelerle beraber proje geliştirirken öğrencilerin ne gibi beklentileri olduğunu öğrenmek istiyor. Kendi içimde bazı cevaplarım mevcut olsa da, üniversite okuyan arkadaşlarımla bu konuyu münakaşa ederek onların fikirlerini almak istedim.

  • Üniversite & sanayi iş birliklerinde, öğrenciler olarak, geliştirilecek projelerde ne tür beklentileriniz var?
  • Şirketler projeler kapsamında, neler yapsalar biz öğrenciler için faydalı olur?
  • Sanayi kuruluşları tarafından yapılacak olan ne tür destekler yürütülecek olan projelerin verimini arttırır ve biz öğrencilere fayda sağlar.
  • Yürütülecek olan projeler için bir “Sanayi & Üniversite & Öğrenci” unsurlarını kapsayıcı bir model önerebilir misiniz?

Bu soruları beraber cevaplamaya var mısınız ?

You might also like

GMC 2009 Maceramız ve Martenziter
Herşey bölümümüzün kantininde bir akşamüstü otururken takımdaki arkadaşlarıma, “ya böyle...
Tatil Halleri
Şu anda Çanakkale'de 1 haftalık bir tatildeyim. Sonrasında 3 Ağustosta Assan Alüminyum'da başlayacak...
Domuz Gribi’nden Korunmak İçin Basit Fakat Etkili Önlemler
Domuz gribi ile ilgili posta kutuma düşen bir bilgiyi sizlerle paylaşmakta fayda görüyorum. Okulların...
Fikir Atölyesi – Tunç Kılınç
Bugün sizlere bir web sitesi tanıtacağım ama öyle sıradan bir site değil. Bu bir blog ve yazarı...
Kendi sitenden yorum, tepki veya trackback bırakabilirsin.

“Üniversite & Sanayi İş Birliği ve Öğrencilerin Beklentileri” yazısında 2 Yorum

  1. Esc... :

    Ekim 24th, 2009, 02:19

    Sırayla gitmek gerekirse aslında her aklı fikri yerinde insanın düşünüp bulabileceği basit istekler “ihtiyaçlar” akla geliyor…

    Sanayinin ihtiyaç duyacağı “yeni fikri” ve “özgün düşünceyi” öğrencinin ihtiyaç duyacağı “hedef” ile örtüştürecek her proje bizim üniversite & endüstri birlikteliği için iyi bir model oluşturacaktır…

    Elbette ki danışmanlıklar okulların şirketleri sahiplenmesi yada tam tersi ile mutualist yapılar oluşturmak pek mümkündür.Mutualist yapı ile tarif etmeye çalıştığım (baştan itiraf etmeliyim ki bir teknik üniversite öğrencisi ve bir mühendis adayı olarak ancak kendi durduğum noktadan ; sığ bir bakış açısıyla yaklaşabiliyorum duruma) birbiri ile fayda ilişkisi içerisinde bulunan iki kurum yaratılmasıdır.
    Endüstrinin ihtiyacı olan bilgi her an yenilenen üniversitelerden sağlanabilir.. (başta çok büyük şirketler akla gelmesin pek çok küçük işletme mevcut kafamızı kaldırıp etrafımıza baktığımızda görebileceğimiz…) bu şirketlerin gelişimi için deden kalma yöntemlerden ziyade taze bilgiye ihtiyaçları var…

    Daha somutlaştırmak gerekirse bir x şirketi y malını üretiyor olsun…. bir teknik üniversitenin endüstri mühendisi adayları bu şirketin verimliliğini incelerken; makine mühendisleri bu şirketin y malını üretim biçimi ile ilgili rapor hazırlayabilir malzemeciler y malını z ile üretilmesi ile ilgili fikirlerini sunabilirler… aynı şekilde tamamen uydurma bir örnek olmakla beraber mimarlar bu şirketin çalıştığı alanın “ergonomik açıdan” değerlendirmesini yapabilir. Bu o işletme için taze bir bakış ve yeni bilgi olmakla beraber öğrenci içinde bir hedef olabilir. Üniversite öğrencilerine mesleki öğrenme süreçleri içinde vize ve finallerden daha ciddi tutunacak bir dal olacaktır… vize haftasından bir hafta önce ders ezberlemeye çalışan çoğu alanda tekniker bilgilisinden bile yoksun yetiştirilen insanlar yani biz mühendislik öğrencileri gerçek birer hedefe kavuşmuş olabiliriz…. Çok mu ütopik… belki…
    Şirketler ar-ge ye para ayırmak yerine hazır ar-ge için insan deposu olan okulları kulansalar insanlar lisans sonrası ne yapacağını bilmediği için değil gerçekten bilime ve reel üreticiye katkı için yüksek lisansa devam edip okulda araştırma görevlisi olsa… bu insanlar gerçek problemler üzerine çalışsalar…. Ve maddi manevi bunlar gerçek karşılıklar bulsa… Öğretim kadroları ve üniversiteler maddi destek sağlanmış olsa…. Bunu hali hazırda yapan şirketlerin sayısı artsa yasalar bu işleyişi kolaylaştırıcı teşvik edici olsa…. Yok yok bu çok daha ütopik oldu…

    Büyük çaplı şirketler elbet bu tarz mutalist bir birlikteliğe ihtiyaç duymayacaktır. Peki onlar nasıl bir işbirliği içinde olabilirler… tüm şirketler kalifiye insan ararken bir çok işsiz ortada dolaşıp insanlar gerçekten başarılı olacakları işlerle eşleşemezken bu şirketler öğrenciler daha okurken onları tanıma fırsatı bulsalar ve (saçma sapan ilerleyen zorunlu staj süreleri dışında) belirli projeler için okullardan “stajyer” öğrenci alsalar…. Çok mu saçma… mümkündür…

    Okulların yönetmeliklerinde yapacakları değişiklik ile sene içinde şirketlerle birebir ilişki içinde olan öğrencisine “bana ne sen staj yapmış sayılmazsın “ diye sırt çevirmek yerine… ödüllendirse… öğrenciler sanayi ile yüz yüze çalışsa…. Stajlar isteyenin “naylon” yapabildiği kimisinin gidip fotokopi çektiği kimisinin gidip ortada boş boş gezindiği 30 ar gün olarak öğrencilik hayatının klişesi arasında yer almasa…. Okular için çok acımasız bir eleştiri oldu bu… belkide….
    Düşünmeye devam edelim… proje yarışmaları… Ama mimarlık öğrencileri yada tasarım öğrencileri için açılan ve “öğrenci fikri çalma” mantığı içinde olan veya olduğu iddia edilen ( kimileri için gerçektir kimileri için değil… kim bilir… öğrenciler arasında böyle anılıyor…) proje yarışmaları gibi değil … tertemiz şefaf yönetilen öğrenciye hedef veren; şirketlere yeni fikirler veren hakkaniyetli yarışmalar…. Bu seferde şirkeltlere çok mu acımasız oldum fikir çalmak derken… muhtemelen…
    Lafı çok uzatmamak gerek… başta da söylediğim gibi aklı selim ile düşünmek gerek … ama düşünmek gerek adam akıllı…Sanayi kuruluşları ve okullar şapkalarını önlerine alıp şu satırları yazan her bir öğrenci kadar kafa yorsalar… belki bir öğrencinin saçma sapan fikirlerinden daha iyisi ortaya çıkar…belki mi? Elbette çıkar… Sanayi ve okular resmi ve sıkı bağlarla bir alaka kurmaya karar verdiklerin de; eller vicdana konulup düşünülür… belki….
    Sonunda güçlü bir sanayi ve kendi kendine yeten bir okul ortaya çıkar… Belki…
    Kendi kendine yeten bir okul!? Kendi projelerini üreten kendi binalarını tasarlayan hesaplayabilen öğrencilerinin kendi okulları için düşünmesine izin veren okullarını geliştirmek için sanayiden destek alabildikleri bir sistem…
    Yok yok bu sonuncusu en saçması oldu …!

  2. selen :

    Ekim 25th, 2009, 23:34

    Öncelikle üniversite sanayi işbirliğinden beklentim iş hayatını bizlere tanıtması,okulda öğrendiğimiz teorik bilgileri pratik olarak bize göstermesi ve piyasayı tanımamızı sağlamasıdır.Okulda öğrendiğimiz bilgilerin çoğu ne yazıkki tam anlamıyla anlaşılamıyor havada asılı kalıyor.Bence bunun tek nedeni fabrikalarla iş birliği içinde olunmamasıdır.Oysa fabrikalarda bize verilen görevlerle bu bilgileri uygulayarak öğrenme yoluna gidilebilinse bence çok daha kalite mühendisler olarak yetişebiliriz.

    Fabrikalar öğrencilere gerektiği ilgiyi gösterse onları bir yük olarak görmese ve bize gerektiği önemi verdiği taktirde sanayinin kalkınması konusunda
    çok büyük bir görevi yerine getirdiklerinin farkında olsalar çok daha başarılı bir eğitim görmüş oluruz.Örneğin geçen hafta döküm dersinde yapmıs oldugumuz deneyde alimunyumu ergittik döktük ve özelliklerine bakmak için soğuma eğrilerini bilgisayar sistemyle elde ettik.Hocaya bu bilgisayar sistemlerini biz üretiyormuyuz diye bir soru sordum hocada tüm döküm fabrikalrının bu sistemi uygulayan makineleri yurtdışından aldığını ama deneyde kullandığımızı kendi ürettğini ve geliştirip piyasaya sürmek istediğini ancak yeterli vakti olmadıgını söledi.Oysa bu gibi konularda öğrencilerle işbirliği içerisinde olunsa hoca ne yapmamızı istediğini bize anlatsa ve fabrikayla kontak halinde olunup bişiler üretebilsek çok güzel olmaz mı?

    Çoğu fabrikada artık bilgisayar yazılım sistemleriyle işler yürütülüyo
    ancak mühendisler bu konuda sıkıntı çekiyorlar.Bu konuda öğrencilerle işbirliği içerisinde olup istedikleri programları öğrencilere iletip bizlerede yazılım sistemlerini geliştrme konusnda yardımcı olabilirler.Daha bir çok bunun gibi örnek verilebilir ama bence en önemlisi öğrencilerin yavas yavas iş hayatına adapte olması ve bölümünü ve iş hayatını en yakından tanıyabilmesidir.

    Bu kapsamda her bölümünün kendi işpiyasasına göre belirli fabrikalarla kontak halinde olması sağlanabilir.Hatta bu zorunlu hale getirilebilir.Örneğin yıldız teknik metalurji mühendisliği bölümü şu şu fabrikalarla anlaşmalı olup(örnegin bir döküm bir ısıl işlem birde cam,seramik veya refrakter üzerine birer fabrika) belli konularda birbirlerinde yardım ve destek göstermeli,fabrika yetersiz kaldığı konularda öğrencileri görevlendirmeli bu sayede ögrencilerde bölümlerini daha yakından tanıyıp iş hayatına adapte olabilirler.

    Hepimiz biliyoruzki 1 aylık staj döneminde bile hemen hemen hiç görev verilmeyen fabrikalar olsada bence böyle bir sistemn yapılması imkansız değil.Hatta biran önce yapılsa gerckten çok iyi olur çünkü gecen herzmn ülkemizin sanayisi ve gelişmesi adına boşa geçmektedir..

Cevap yaz

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes